10 Mayıs 2017 Çarşamba

Bantu-Dilleri Konusan Insan Populasyonlarinin Goc Oykuleri

Bantu dilleri konusan (BDK) Afrika insan populasyonlari bundan 4000-5000 yil once Bati-Orta Afrika'dan kitanin dogusuna ve guneyine dogru yayiliyorlar. Bu yayilma tarimi Afrika'nin geneline yaymakla birlikte bircok Afrika populasyonunun genetik ve demografik yapisini da radikal bir sekilde degistiriyor. Bugun Sahara Alti Afrika'nin neredeyse her yerinde Bantu dilleri konusan insan populasyonlari gormek mumkun.

BDK populasyonlarinin yayilmasina dair iki farkli gorus var. Birinci gorus, ki erken ayrilma (early split) hipotezi olarak biliniyor, Bantu anayurdunda (Bantu heartland) once bir ayrilma oldugunu ve ayrilan Bati ve Dogu populasyonlarinin iki farkli yayilma rotasi izledigini iddia ediyor. Diger gorus ise (gec ayrilma [late split] hipotezi) yayilmanin once guneye, ekvatora ve Angola'ya dogru oldugunu, daha sonra ise burada ayrilan populasyonlarin farkli rotalar izleyerek kitanin geri kalanina yayildiklarini soyluyor.

Bu hafta yayinlanan bir calisma, Bantu-dilleri konusan insan populasyonlarinin goc oykulerini genetik verilere dayanarak cozmeye calisiyor. Dogu, Bati ve Guneydogu BDK insan populasyonlarindan 1000'in uzerinde insana ait genetik verileri analiz eden arastirmacilar, gec ayrilma hipotezini destekleyen bulgulara ulasiyorlar. Bati BDK populasyonlarini kaynak populasyona en yakin modern populasyon olarak referans alan arastirmacilar, Dogu ve Guneydogu BDK populasyonlarinin Bati BDK populasyonlarina genetik olarak benzer uzakliklarda olduklarini; ayrica bu populasyonlara ait genomlardaki Bati BDK atasal katkisinin Angola'da yasayan Bati BDK populasyonlarindan kaynaklandigini buluyorlar. Bu da yayilan BDK populasyonlarinin once guneye, Angola'ya dogru goc ettiklerini daha sonra ise burada ayrildiklarini gosteriyor (asagidaki sekil).    

Solda, Dogu BDK populasyonlarinin (eBSP) karisma oykuleri. Sagda Guneydogu BDK populasyonlarinin (seBSP) karisma oykuleri. Her bir daire farkli bir atasal kaynagi gosteriyor; dairelerin boyu genetik katkinin miktariyla dogru orantili olarak degisiyor. Her iki populasyonda da Angola Bati BDK populasyonlarina ait atasal katkinin izleri var. Kaynak: http://science.sciencemag.org/content/356/6337/543.full 

Bantu dilleri konusan populasyonlar yayildiklari yerlerde yerel baska populasyonlarla da karismislar. Ornegin, Dogu BDK populasyonlari Etiyopyali Afro-Asyatik (Afroasiatic) dilleri konusan populasyonlarla karismislar ve bu karismadan genomlarina %17 civari yerel populasyonlara ait DNA aktarilmis. Guneydogu BDK populasyonlari ise Guney Afrika'da San avci-toplayicilari ile karismislar ve bu karisma sonucunda genomlarina %23 San DNA'si aktarilmis. Ayrica Guneydogu BDK genomlarinda gorunen Dogu BDK katkisi, Dogu BDK populasyonlarinin daha sonra guneye yayilarak Guneydogu BDK populasyonlariyla karistiklarini da gosteriyor. Bati BDK populasyonlari ise Orta Afrika'nin yagmur ormanlarinda yasayan avci toplayicilarla karismislar ve bu karisma sonrasi genomlarina %16 civari yagmur ormani avci toplayicilarinin DNA'si miras kalmis.

Afrika insan populasyonlarinin oykusu cok karmasik ve zengin. Biz ise bunu daha yeni yeni anlamaya basliyoruz (en azindan genetik olarak), muhtemelen Avrupa'yla kafayi bozdugumuz icin. "Kara kita"yi merkezine alan her calisma da aslinda bu yuzden biraz daha degerli.

Ozgur



Paleolitik At Figurleri Sembolik Kulturun Ornekleri mi?

Modern insanin evriminde Ust Paleolitik Cag (50.000 yil ila 10.000 yil once) onemli bir donemi simgeliyor. Insan populasyonlari bu donemde hizla buyur ve Avrasya'nin yer kosesine yayilirken, teknoloji ve kultur de bu donemde gene cok hizli gelisiyor. Kulturun en onemli gostergelerinden birisi ise Magara resimleri. Magaralara resimler cizmek insan topluluklarinin daha eski caglarda edindikleri bir ugras olmakla beraber resimlerin karmasikligi ve yayginligi bu cagla beraber birkac kat artiyor. Magara resimleri arasinda en cok dikkat ceken ornekler arasinda ise at figurleri var. Bu figurler farkli donemlere ait birkac farkli magarada karsimiza cikiyorlar (asagidaki sekil). At figurlerini de iceren bu resimlerin ozellikle bir kisminin dogayi dogrudan yansitmak disinda sembolik anlamlar icerdikleri de dusunuluyordu. Ornegin bazi atlar benekli cizilmisken (sekilde ustte, sagdaki atlar) gene bazi baska atlarin renkleri de oldukca abartilmis gorunuyordu (sekilde ustte, soldaki at).          

Ustte Paleolitik donemde farkli doneme ait magaralara cizilen at resimleri. Asagida modern atlar. Kaynak http://www.pnas.org/content/108/46/18626.full 
Bu hafta basilan bir calisma ile, Paleolitik doneme ait at fosillerinden elde ettikleri DNA orneklerini dizileyen arastirmacilar, bu teorinin aksi yonunde bulgulara ulasiyorlar. Paleolitik doneme ait atlarin genomlarinda magara resimlerinde sergilenen butun at desen ve deri renkleriyle bagintili genetik isaretciler buluyorlar. Ornegin modern atlarda benekli desenle bagintili bir genetik isaretci (LP isaretcisi), Paleolitik doneme ait 10 at orneginin ucunde gorunuyor. Gene benzer sekilde siyah deri rengiyle (ustte, ortadaki at figurleri) bagintili isaretciler antik atlarda yaygin olarak gorunuyor. Ozetle magara resimlerinde sergilenen butun at desen ve deri renkleri Paleolitik cagdaki evcillestirilmemis at populasyonlarinda gorunuyormusa benziyor. Bu ise bu resimlerin sembolik anlamlar icerdigi yonundeki teoriye zit kanitlar sunuyor. Insanlar daha cok cevrelerinde gorduklerini dogrudan magara duvarlarina yansitmisa benziyorlar. Tabii, bu calisma Paleolitik donemde sembolik kulturun hic gelismedigini de iddia etmiyor -zira bunun bircok baska ornegi var (bakiniz aslan basli adam figurini)-, fakat magaralara cizilmis at figurlerinin boyle bir anlatinin ornegi olmayabilecegini soyluyor.

Populasyon genetigi calismalari yakin donemde antropolojinin ve arkeolojinin sordugu bircok soruyu cevaplamaya yonelik cok onemli girisimlerde bulundu. Bu calisma da boyle bir cabanin ilginc bir ornegi.    

Ozgur